“Yüksekliği 2 bin 150 metre olan Nemrut Dağı'nın tepesine ilk kez üç yıl önce, Dışişleri Bakanlığı Siyaset Planlama Müdürü görevindeyken çıktım. Orada sıralı duran devasa tanrı heykellerine uzun uzun baktım. Ülkemde böylesine muhteşem bir hazine varmış? Duyduğum hayranlığı unutamam. Dağın tepesinde güneşin doğuşu ve batışı göz kamaştırıcı. Güneş doğarken, kırmızı ve turuncu renkler gökyüzüne yayılıyor ve iri güneşin yükselişiyle birlikte heykellerin görüntüsü de değişiyor. Muhteşem bir manzara”
M.Ö. 2'nci ve 1'inci yüzyıllarda bu bölgeyi yöneten Kommagene Krallığı'nın Kralı I. Antiochos'un yaptırdığı birçok sayıda heykel bulunuyor. Anchitos, öldükten sonra tanrılaşacağı inancıyla Apollo, Zeus ve Herakles gibi tanrıların heykelleriyle kendi heykelini yanyana koymuş. Heykellerden geriye kalan baş kısımları dahi, insanın boyunu aşan büyüklükte.
Tarih derslerinde Kommagene Krallığı öğretilir fakat buna benzer tarihi kalıntıların varlığı ülke içinde pek bilinmez. Uzaklığından ve ulaşım zorluğundan olsa gerek.
Nemrut Dağı'nın yakınlarındaki Adıyaman kentinde konaklamışlar. O zamanlar, otel sayısı azmış ve sadece bir tane restoran varmış. Kent yakınlarına havaalanı kurma planları yapılıyormuş. “Birkaç yıl içinde restorasyon çalışmaları bitecek. Çevre de gelişirse kesinlikle iyi bir turizm merkezi olur.”
Bu yıl göreve başladığından bu yana, ‘Japonya'da Türk Yılı'yla ilgili birçok faaliyet aracılığıyla ülkesini tanıtma çalışmalarıyla meşgul olarak günlerini geçiren Büyükelçi Solmaz Ünaydın, ‘Kapadokya gibi gelişmiş turizm merkezleri güzel fakat Nemrut Dağı gibi muhteşem kalıntıların varlığının da mutlaka bilinmesi gerektiğine inanıyor ve buraların ziyaret edilmesini arzu ediyorum' diyor.
NOT: Nemrut Dağı Başkent Ankara'nın yaklaşık 550 kilometre güneydoğusunda bulunuyor. Nemrut Dağı, 1987 yılında dünya mirası olarak kabul edildi. Adıyaman, Kahta'dan otobüs turları düzenleniyor. Kışın yolu karla kapanıyor.
(Yomiuri Shimbun Gazetesi 17.11.2003 )